//

Cem Akşahin: “Otelcilikte Yeni Lüks Gastronomi, Kültür ve Kişiselleştirilmiş Deneyimlerin Kesişiminde Şekilleniyor”

Fairmont Quasar Istanbul Genel Müdürü Cem Akşahin, otelcilikte yeni lüks anlayışının gastronomi, kültür ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin kesişiminde şekillendiğini vurgularken, İstanbul’un güçlü gastronomi sahnesinin otelcilik anlayışının merkezine taşındığını aktarıyor.

Ağırlama sektöründe yiyecek-içecek yönetiminden otel operasyonunun bütününe uzanan geniş bir yelpazede farklı görevler üstlenen Cem Akşahin’in The Dorchester London ile başlayan kariyer yolculuğu; Raffles Dubai, Raffles Istanbul, Raffles & Fairmont Doha ve Mandarin Oriental Bodrum gibi önemli duraklarla devam etti. Bugün Fairmont Quasar Istanbul’un genel müdürlüğü görevini üstlenen Akşahin, Fairmont’un global standartlarını İstanbul’un kültürel dokusuyla bir araya getirdiğini ifade ediyor.

Bu yaklaşımın en güçlü yansımalarından birini gastronomi alanında ortaya koyan otelde Modern Türk mutfağı restoranı Aila başta olmak üzere beş farklı gastronomi konsepti, Fairmont Quasar Istanbul’u kentin sosyal ve gastronomik hayatının da bir parçası haline getiriyor. Akşahin, “Amacımız, misafire dünyanın her yerinde tanıyacağı global kaliteyi, yalnızca İstanbul’da yaşayabileceği yerel bir hikâyeyle birlikte sunmak” ifadelerini kullanıyor.

Gastronomi, Tamamlayıcı Unsur Olmanın Ötesinde

Akşahin’e göre bir otel için iyi bir mutfak artık bir ayrıcalık değil, rekabetin temel belirleyicisi: “Gastronomi bugün konaklama sektörünün tamamlayıcı bir unsuru olmaktan çıktı, çoğu zaman seyahatin asıl sebebi haline geldi.” 

Cem Akşahin

Aila’dan Boğaz manzaralı Ukiyo’ya, Marble Bar, Demlique ve Stations’a uzanan gastronomi portföyü, otelin şehirle kurduğu bağı güçlendirirken farklı kitleleri de Fairmont Quasar Istanbul çatısı altında buluşturuyor. Aila’nın Michelin Rehberi İstanbul seçkisinde yer alması ve Gault & Millau Türkiye’den iki kep alması da bu stratejinin güçlü karşılıkları arasında.

Yeni Lüksün Adresi; Deneyim

2026 ve sonrasında lüksün tanımının maddi gösterişten uzaklaşarak anlam, özgünlük ve deneyim ekseninde yeniden şekilleneceğine inanan Akşahin, gastronomiden wellness’a uzanan bütünsel bir yaklaşımı ön plana çıkarıyor. Özellikle wellness’ın bir sonraki aşaması olarak değerlendirdiği longevity kavramının, uzun ve sağlıklı yaşam odağıyla geleceğin önemli başlıklarından biri olacağını düşünüyor. Fairmont Quasar Istanbul’un gelecek vizyonu ise gastronomi, wellness ve kültürel programlamayı birbirini besleyen bir ekosistem içinde buluşturmak üzerine kuruluyor. Akşahin, Fairmont Quasar Istanbul’un hedeflerini şöyle aktarıyor: “Değişimin merkezinde konumlanmayı hedefliyoruz. Bizim için yeni lüks, ölçülü, kişiselleştirilmiş ve insan temasını merkezde tutan bir deneyimdir.”

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.