/

İyi Yaşam ve Gastronomi, Şef Ömür Akkor’un İmzasıyla Biriksir Sofrasında Buluştu

Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda yer alan Birun Otel’de gerçekleşen Biriksir deneyimi; wellness uygulamaları, fonksiyonel terapiler ve Şef Ömür Akkor’un bitkisel bazlı özel menüsüyle şekillenen One Table by Biriksir etkinliğiyle katılımcılara bütünsel bir iyi yaşam deneyimi sundu.

Biriksir, 29-30 Haziran tarihlerinde Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda yer alan Birun Otel’de düzenlediği özel programla gastronomi, wellness ve iyi yaşamı aynı deneyimde buluşturdu. İki gün süren etkinlik boyunca davetliler, şehirden uzaklaşıp beden ve zihni yeniden dengelemeye odaklanan özel bir ada deneyimine katıldı.

Galataport’tan özel yat ile adaya ulaşan misafirler, Biriksir ekibi tarafından karşılanarak iyi yaşam odaklı bir programa dahil oldu. Etkinliğin ilk gününde masaj, sauna, hamam ve teknoterapi gibi wellness uygulamalarının yanı sıra özel bir akşam yemeğiyle katılımcılar ada atmosferinde bir araya geldi.

 

Programın ikinci günü ise yoga ve stretching seanslarıyla başladı. Ardından Biriksir kahvaltısı, wellness analizleri, fizyoterapi seansları ve hekim eşliğinde gerçekleştirilen fonksiyonel terapilerle devam eden deneyim, katılımcılara kişiselleştirilmiş bir iyi yaşam yaklaşımı sundu.

 

Etkinliğin öne çıkan buluşması ise One Table by Biriksir oldu. Uzun bir masa etrafında gerçekleşen bu özel akşamda, Şef Ömür Akkor’un Anadolu’nun bitkisel mirasından ilham alarak hazırladığı özel menü, Biriksir Diet yaklaşımıyla bir araya geldi. Mevsimsel ürünler ve bitki temelli lezzetlerin öne çıktığı menü, gastronomi ile bilinçli beslenmeyi aynı sofrada buluşturdu.

Wellness ve gastronomiyi birbirini tamamlayan iki unsur olarak ele alan Biriksir, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda gerçekleştirdiği bu özel deneyimle, iyi yaşamın yalnızca bir beslenme biçimi değil; hareket, paylaşım, denge ve bütünsel bir yaşam yaklaşımı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Biriksir’de Lezzetten Ödün Vermeyen Wellness Mutfağı

Tüm bu bütünsel yaklaşımın arkasındaki Biriksir Wellness Uzman Diyetisyeni Hümeyra Mutlu ile Birun Ada Hotel Executive Şefi Murat Taşarer ile bu özel akşamda bir araya gelerek; Biriksir serüvenlerini konuştuk. İkilinin yolları, bitkisel bazlı, sağlıklı yaşamı merkeze alan ancak gastronomik olarak da güçlü bir mutfak oluşturma hedefinde kesişmiş.

Sürecin ilk adımları, mutfağın sağlık felsefesini ve beslenme altyapısını oluşturmakla başlamış. Hümeyra Mutlu: “Biriksir mutfağı fikri ilk ortaya çıktığında ekip, bitkisel bazlı, sağlıklı yaşamı merkeze alan ama gastronomik olarak da güçlü bir mutfak oluşturmak istediklerini söyledi” diyerek başlangıç sürecini anlatıyor. Bu doğrultuda yaklaşık 400 tarif geliştirdiğini belirten Mutlu, asıl motivasyonunun sağlıklı beslenmeye yönelik önyargıları kırmak olduğunu söylüyor: “Diyet yemeği denildiğinde çoğu zaman tatsız, renksiz ve kısıtlı tabaklar akla geliyor. Ben bunun tam tersinin mümkün olduğunu göstermek istedim” diyen Mutlu’ya göre besin değeri yüksek, bitkisel bazlı, rafine şekersiz ve glütensiz tabaklar da doyurucu, estetik ve gastronomik açıdan güçlü olabilir.

Şef Murat Taşarer için ise bu süreç, beslenme bilimiyle şekillenen reçeteleri mutfakta uygulanabilir ve sürdürülebilir hale getirmekle başlamış. “Ortada net bir vizyon vardı; bitkisel bazlı, sağlıklı ama aynı zamanda lezzetli ve güçlü tabaklar yaratmak” diyen Taşarer, bu vizyonu mutfak tekniği, ürün bilgisi, pişirme yöntemleri ve sunumla desteklediklerini ifade ediyor. Ona göre bu iş birliğinin en heyecan verici yanı, klasik mutfak alışkanlıklarının dışına çıkabilmek olmuş. “Bitkisel bazlı bir mutfakta lezzeti et, krema, tereyağı ya da rafine şeker üzerinden kuramazsınız. Sebzeyi, baklagilleri, baharatları, fermantasyonu ve doğal aromaları daha yaratıcı kullanmanız gerekir” diyen şef, “Kısıt gibi görünen şeyler aslında mutfakta yaratıcılığı artırdı” sözleriyle bu deneyimi özetliyor.

İkilinin birlikte çalışırken birbirini tamamlayan en önemli yönü ise uzmanlık alanlarının farklılığı. Hümeyra Mutlu: “Ben tabağın sağlık ve beslenme tarafını oluşturuyorum. Hangi malzeme neden kullanılmalı, porsiyon nasıl olmalı, misafirin ihtiyacına nasıl yanıt vermeli gibi konular benim alanım” diyor. Şeflerin ise bu altyapıyı gerçek bir gastronomi deneyimine dönüştürdüğünü belirterek, “Ben tabağın beslenme omurgasını kuruyorum; şefler onu gastronomik olarak güçlendiriyor” ifadelerini kullanıyor.

Şef Murat Taşarer de bu iş birliğini benzer bir bakış açısıyla değerlendiriyor: “Hümeyra Hanım bize tabağın amacını çok net veriyor. Bu tabak neye hizmet etmeli, hangi içerikler kullanılmalı, hangi ürünlerden uzak durulmalı gibi konular onun uzmanlık alanı. Biz de bu bilgiyi mutfak diliyle yorumluyoruz.”

Biriksir’de yeni bir wellness menüsü hazırlanırken süreç her zaman beslenme kriterleriyle başlıyor. Önce menünün amacı ve misafir profili belirleniyor. Sindirim rahatlığı, enerji dengesi, kan şekeri kontrolü ya da anti-inflamatuvar destek gibi ihtiyaçlar netleştirildikten sonra tarifler oluşturuluyor ve demo süreçleri başlıyor. Hümeyra Mutlu, “Her tabak önce sağlık açısından düşünülüyor, sonra şeflerle birlikte mutfakta deneniyor, geliştiriliyor ve standartlaştırılıyor” diyor.

Lezzet, besin değeri ve sunum konusunda ise iki isim de bu üç unsuru birbirinden ayırmıyor. Mutlu, “Bir tabağın başarılı olabilmesi için besin değeri, lezzet ve sunumun aynı anda güçlü olması gerekiyor” derken, Şef Murat Taşarer de “Amaç, misafirin hem kendine iyi gelen hem de gastronomik olarak keyif aldığı bir tabak deneyimi yaşaması” ifadelerini kullanıyor.

İki isme göre başarılı bir wellness menüsünün en önemli özelliği, gerçek bir amaca hizmet etmesi. “Sadece sağlıklı görünmesi yeterli değil; içerik dengesi, sindirim yükü, lif, protein, yağ kalitesi ve porsiyon kontrolü birlikte düşünülmeli” diyen Hümeyra Mutlu, lezzetin de bu deneyimin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. Şef Murat Taşarer ise başarılı bir wellness tabağını, “Misafirin ‘sağlıklı yemek yedim ama lezzetten ödün verdim’ demediği menü” olarak tanımlıyor.

Bugün Biriksir mutfağı, sağlık ve gastronomiyi birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki unsur olarak ele alıyor. Hümeyra Mutlu, “Biriksir mutfağı benim için yalnızca bitkisel bazlı bir menü değil; sağlık, lezzet ve yaşam kültürünün birleştiği özel bir alan” derken, Şef Murat Taşarer de bu yaklaşımın sonucunu şu sözlerle özetliyor: “Burada her ürünün, her tekniğin ve her porsiyonun bir nedeni var. Hümeyra Hanım’ın sağlık vizyonu ile bizim mutfak deneyimimiz birleştiğinde ortaya yalnızca sağlıklı tabaklar değil, aynı zamanda akılda kalan bir yemek deneyimi çıkıyor.”

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.