Türkiye’nin köklü otel markalarından Dedeman Hospitality, 59 yıllık birikimini geleceğe taşıyan vizyonuyla 2025’in son çeyreğinde büyük bir atılım gerçekleştiriyor. Marka, yalnızca iki ay içerisinde açacağı 10 yeni otelle ülke genelinde büyümesini hızlandırıyor.
Türkiye’nin misafirperverlik geleneğini modern otelcilik anlayışıyla buluşturan Dedeman Hospitality, 59 yıllık deneyimiyle 2025 yılının son çeyreğine güçlü bir büyüme ivmesiyle giriyor. Marka, yalnızca iki ay içinde açılacak 10 yeni otelle Türkiye’nin dört bir yanında büyüyen etkisini daha da güçlendiriyor.
Van’dan Çanakkale’ye, Konya’dan İzmir’e, Bursa’dan Sapanca’ya uzanan bu büyüme yolculuğunda; Park Dedeman Van, Park Dedeman Şişli, Park Dedeman Midyat, Remida Managed by Dedeman Çanakkale, Park Dedeman Konya, Park Dedeman İzmir, Rest & More by Dedeman Sky Tower Bursa, Park Dedeman Bursa, Şeref Han Konağı Managed by Dedeman Kütahya ve Rest by Dedeman Sapanca yer alıyor. Her biri özgün konseptlere sahip bu yeni oteller; bulundukları şehirlerin karakterini Dedeman misafirperverliğiyle birleştirerek farklı deneyimler sunmaya hazırlanıyor.
Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, markanın büyüme stratejisini şu sözlerle değerlendirdi:
“Dedeman olarak her zaman ülkemizin turizm potansiyeline ve bu toprakların misafirperverlik geleneğine güveniyoruz. Bugün attığımız her adımda, köklü mirasımızdan aldığımız gücü çağın gereksinimleriyle birleştiriyoruz. Büyüme bizim için bir hız yarışı değil; doğru zamanda, doğru adımlarla ilerlemeyi gerektiren bir yolculuk.
Amacımız, her yaşa ve her beklentiye hitap eden farklı deneyimler sunarken, kaliteden ödün vermeden sürdürülebilir bir büyüme modeli ortaya koymak. Bunu da iş ortaklarımızla, ekip arkadaşlarımızla ve misafirlerimizle büyük bir aile olmanın bilinciyle yapıyoruz. Dedeman Hospitality çatısı altında hedefimiz; Türk misafirperverliğini modern bir anlayışla geleceğe taşımak ve hem ülkemizde hem dünyada bu değeri gururla temsil etmek.”
Dedeman Hospitality, altmış yıla yaklaşan geçmişiyle ve bugün attığı her adımda, köklü mirasını geleceğin dinamikleriyle buluşturarak, değişen beklentilere uyum sağlayan ama özünden ödün vermeyen bir anlayışı benimsemekte.

