Şef, yazar ve yayıncı Romy Gill MBE, altı yılı aşkın aranın ardından kalıcı restoran mutfağına dönüyor. Gill, Conrad London St. James bünyesindeki The Pem’i 18 Eylül’de “Romy Gill at The Pem” adıyla yeniden açarak Londra’daki ilk restoranına imza atacak. Yeni dönemde restoran, Hindistan’ın farklı bölgelerinden beslenen paylaşım odaklı “social fine dining” yaklaşımıyla şekillenecek.
İngiltere’de çağdaş Hint mutfağının öne çıkan isimlerinden Romy Gill, restoran dünyasına güçlü bir dönüş yapmaya hazırlanıyor. 2013–2019 yılları arasında Güney Gloucestershire’daki Thornbury’de işlettiği Romy’s Kitchen ile tanınan Gill, restoranın kapanmasının ardından kariyerini ağırlıklı olarak kitaplar, televizyon programları, radyo yayınları ve gastronomi projeleri üzerinden sürdürdü. 2016 yılında hospitality sektörüne katkıları nedeniyle MBE unvanına layık görülen şef, şimdi kariyerinde yeni bir sayfa açıyor.
Gill’in Londra’daki ilk kalıcı restoranı, Westminster’daki Conrad London St. James bünyesinde yer alan The Pem olacak. Restoran daha önce şef Sally Abé yönetiminde faaliyet gösteriyor ve adını İngiliz kadın hakları hareketinin önemli isimlerinden Emily Wilding Davison’ın aile içindeki lakabı “Pem”den alıyordu. Gill’in gelişiyle birlikte The Pem’in bu kimliği korunurken gastronomik yaklaşımı baştan şekillendiriliyor.
Hindistan’ın farklı bölgeleri aynı sofrada
Yeni restoranın merkezinde “Neemat” adı verilen menü bulunuyor. “Bereket, lütuf ve bolluk” anlamlarına gelen Neemat, klasik fine dining’in bireysel tabak düzeni yerine yemeklerin masada paylaşılmasını esas alan bir anlayış üzerine kurulu. Gill bu yaklaşımı “social fine dining” olarak tanımlıyor. Yemeklerin masaya bolca söylenmesi, paylaşılması ve birlikte deneyimlenmesi restoranın temel fikrini oluşturuyor.
Menü tek bir Hint bölgesine odaklanmak yerine Gill’in kişisel hafızası ve seyahatlerinden yola çıkarak ülkenin farklı mutfak kültürlerini bir araya getiriyor. Punjab’ın güçlü ve yoğun lezzetlerinden Bengal’in sokak yemeklerine, Kerala’nın kıyı mutfağından Rajasthan ve Kashmir’in aromatik yemeklerine uzanan geniş bir coğrafya restoranın gastronomik dilini oluşturuyor.
Menüde Kashmiri morel mantarları ve rezene ile uzun süre pişirilen Gucchi Gosht, kurutulmuş nar, arpacık soğanı ve biberle hazırlanan Anardana Lamb, hindistan cevizli curry leaf broth ile servis edilen Hake Moilee, sukha masala ile hazırlanan karides ve kuzu biryani gibi tabaklar yer alıyor. Tatlılarda ise chai baharatlı dondurmayla servis edilen quince tart, gül ve Antep fıstıklı cake ile safran ve siyah kakuleyle hazırlanan poşe armut öne çıkıyor.
Gill’in yaklaşımı yalnızca Hint mutfağının bölgesel çeşitliliğine dayanmıyor. Restoran, mevsimsel İngiliz ürünlerini Hint mutfak gelenekleriyle bir araya getirirken yerel üreticiler ve kadınların yönettiği tedarikçilerle çalışmayı da gastronomi modelinin bir parçası haline getiriyor.
Fine dining’e daha paylaşımcı bir yorum
Romy Gill at The Pem’in klasik fine dining kalıplarından ayrıldığı nokta ise şefin restoranı daha sosyal, hareketli ve paylaşım odaklı bir deneyim olarak kurgulaması. Gill, restoranın konukların planladıklarından daha uzun süre kaldığı, yan masadaki bir yemeği görüp bir tabak daha sipariş ettiği ve yeniden gelmeyi düşündüğü canlı bir ortam olmasını istediğini söylüyor.
18 Eylül’de kapılarını açacak Romy Gill at The Pem, Gill’in altı yılı aşkın bir aradan sonra kalıcı restoran mutfağına dönüşünü temsil ederken, Conrad London St. James’in gastronomi kimliğinde de yeni bir dönemin başlangıcı olacak.

