Türkiye’nin en güçlü yaşam kültürü markalarından Lucca, 2026 sezonunda Lucca Beach’i Bodrum’un yükselen destinasyonlarından Demirbükü’ne taşıdı. Gastronomi, kokteyl kültürü, wellness ve sosyal yaşamı bir araya getiren yeni adres, gün boyu yaşayan bütünsel bir beach deneyimi sunuyor.
Bodrum’un son yıllarda öne çıkan koylarından Demirbükü, bu sezon Türkiye’nin en köklü yaşam tarzı markalarından birini ağırlamaya başladı. Yaklaşık yirmi yıldır İstanbul’un yeme-içme ve sosyal yaşam sahnesine yön veren Lucca, Lucca Beach’i Seba Gölköy’deki yeni lokasyonuna taşıyarak beach kültürüne farklı bir yorum getiriyor.
Uluslararası beach ve hospitality markalarının Bodrum’a yatırım yaptığı bir dönemde Lucca Beach, yerel kimliğini koruyan ve bulunduğu coğrafyadan beslenen yaklaşımıyla öne çıkıyor. Türkiye’de doğan ve kendi kültürünü yaratan marka, Akdeniz yaşam tarzını dünya standartlarındaki bir deneyimle buluşturmayı sürdürüyor.
Demirbükü’nde Gün Boyu Yaşayan Bir Deneyim
Çam ormanlarıyla çevrili Demirbükü Koyu’nda konumlanan yeni Lucca Beach; deniz, gastronomi, spor, wellness ve sosyal yaşamı aynı çatı altında bir araya getiriyor.
Mavi bayraklı koyda yer alan tesis, 200 şezlonglu beach alanı ve 150 kişilik restoranıyla sabah 09.00’dan akşam 21.00’e kadar hizmet veriyor.
Misafirler, Seba Gölköy-Demirbükü özel girişi ve otoparkı üzerinden kara yoluyla ulaşım sağlayabilirken, deniz yolunu tercih edenler için Türkbükü Mavi’nin önünden her gün düzenlenen özel tekne transferleri de bulunuyor. Böylece deneyim, Demirbükü’ne yapılan kısa deniz yolculuğuyla birlikte başlıyor.
Lucca’nın kurucusu Cem Mirap’a göre yeni lokasyon tercihi yalnızca bir adres değişikliğinden ibaret değil; günün farklı anlarına yayılan daha kapsamlı bir yaşam deneyimi yaratma arzusunun bir sonucu.

Doğayla Uyumlu Zamansız Bir Tasarım
Demirbükü’nün doğal dokusu, mekânın tasarım anlayışına da yön veriyor. Doğal malzemeler, sıcak tonlar ve yalın detaylarla şekillenen Lucca Beach’te markanın yıllardır koruduğu dinamik ve zamansız karakter korunurken, yerli tasarımcılar ve sanatçılarla gerçekleştirilen iş birlikleri de mekânın özgün ruhunu güçlendiriyor.
Tasarımın odağında gösterişten uzak, misafirlerin doğanın içinde kendilerini rahat ve dengede hissedecekleri bir atmosfer yaratmak yer alıyor.

Gastronomi Deneyimin Merkezinde Yer Alıyor
Lucca Beach’in kalbinde yine gastronomi bulunuyor. Ancak bu sezon hedef yalnızca iyi yemek sunmak değil; günün farklı saatlerine yayılan çok katmanlı bir yeme-içme deneyimi oluşturmak.
Bu doğrultuda Lucca Beach, üç farklı gastronomi alanıyla hizmet veriyor. Beach menüsünde kahvaltıdan gün batımına kadar uzanan yaz klasiklerine ve comfort food yorumlarına yer verilirken, restoran bölümünde deniz ürünleri odaklı Akdeniz ve dünya mutfağı öne çıkıyor.
Mutfağın liderliğini Michelin Tavsiye Listesi’nde yer alan Executive Şef Tuncay Uçar üstleniyor. Londra’nın önde gelen Akdeniz restoranlarında görev yapan İspanyol şef Suso Lopez de ekibe katılarak menüye Akdeniz’in farklı kıyılarından ilham alan yeni dokunuşlar getiriyor.
Menüde günlük yerel deniz ürünleri, mevsimsel malzemeler ve paylaşım kültürünü destekleyen tabaklar öne çıkıyor. Günlük balıklardan hazırlanan sashimiler, bölgenin ürünlerinden ilham alan füzyon sushiler, taş fırından çıkan pizzalar ve açık ateşte hazırlanan tabaklar dikkat çekiyor. Misafirler diledikleri balıkları sashimi, ceviche, crudo, ızgara veya fırın olarak deneyimleyebiliyor.
Kokteyl Kültürü Gün Batımına Eşlik Ediyor
Lucca’nın yıllardır öncülük ettiği kokteyl kültürü, yeni lokasyonda da deneyimin önemli parçalarından biri olmayı sürdürüyor.
Ödüllü mixologist ve içecek direktörü Musa Yavuz tarafından hazırlanan kokteyl programı, Bodrum ve çevresinden ilham alan yerel malzemeleri yaratıcı tekniklerle bir araya getiriyor. Bölgenin yeşil biberlerinden hazırlanan ve Bloody Mary’den ilham alan “clear cocktail”, sezonun öne çıkan imza içecekleri arasında yer alıyor.
Martini, Negroni ve Margarita gibi zamansız klasikler ise Lucca’nın bar kültürünün vazgeçilmezleri olmaya devam ediyor. Gün batımında DJ Memo Garan’ın sunset setleri, erken akşam yemeği deneyimine eşlik ediyor.
Wellness ve Spor Aynı Çatıda
Yeni dönemin dikkat çeken yeniliklerinden biri de Lucca Beach Lounge. Plan A iş birliğiyle oluşturulan recovery alanlarında infrared sauna, cold plunge ve performans odaklı toparlanma uygulamaları sunuluyor.
One Space tarafından hazırlanan yoga, mobility, sculpt, meditasyon ve wellbeing programları deneyimi zenginleştirirken, Nano Padel iş birliğiyle hayata geçirilen padel kortu da gün boyu süren yaşam ritminin bir parçası olarak öne çıkıyor.
Türk Markalarına Ayrılan Özel Alan
Lucca Beach’in küratörlü mağaza seçkisinde Vakkorama, Vitruta, Norsk Studio ve Markett Studio gibi Türk markaları yer alıyor. Bu seçki, deneyimin doğal bir uzantısı olarak konumlanıyor.
Gastronomiden kokteyl kültürüne, wellness’tan spora uzanan çok katmanlı yapısıyla Lucca Beach, yalnızca birkaç saat geçirilen bir beach club olmanın ötesine geçiyor. Demirbükü’nün doğal atmosferinde konumlanan yeni adres, deniz, müzik, gastronomi ve iyi yaşamı aynı ritimde buluşturarak Bodrum’da günün tamamını geçirmek isteyeceğiniz yeni nesil bir yaşam alanı sunuyor.

