Türkiye’nin öne çıkan iki yaşam ve wellness destinasyonu, ilk kez ortak bir projede bir araya geliyor. Haziran–Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek beş gecelik özel program, misafirlerini Fethiye’nin doğayla iç içe atmosferinden Bodrum’un ritüellerle şekillenen enerjisine uzanan benzersiz bir yolculuğa davet ediyor.
Türkiye’nin yükselen yaşam tarzı ve wellness turizmi sahnesi, iki özgün destinasyonu aynı deneyimde buluşturuyor. Özgür ruhları, yaratıcı toplulukları ve ritüel odaklı yaklaşımıyla tanınan Scorpios Bodrum ile doğayla kurduğu güçlü bağ ve bütünsel yaşam anlayışıyla öne çıkan Ahãma, Türk Rivierası boyunca uzanan özel bir konaklama programına imza atıyor.
Haziran ile Eylül 2026 tarihleri arasında sunulacak beş gecelik program kapsamında misafirler, iki farklı yaşam ritmini aynı seyahatte deneyimleme fırsatı bulacak. Yolculuk, Fethiye’nin koruma altındaki ormanları arasında yer alan Ahãma’da başlayacak ve ardından Bodrum’un ritüeller, müzik ve topluluk ruhuyla şekillenen atmosferine uzanacak.
Program kapsamında misafirler, iki destinasyon arasında deniz uçağı, kara transferi veya özel yat seçenekleriyle seyahat edebilecek. Böylece yalnızca konaklama değil, baştan sona kurgulanmış bütünsel bir yaşam deneyimi sunuluyor.

Ahãma’da Doğaya Dönüş
Yolculuğun ilk durağı, Fethiye’de Günlüklü Koyu’nda konumlanan Ahãma olacak. Koruma altındaki orman dokusunun içinde yer alan resort, doğayla bütünleşen mimarisi ve sakin atmosferiyle dikkat çekiyor.
İstanbul merkezli Stüdyo AB Architecture tarafından tasarlanan Ahãma, Relais & Châteaux koleksiyonuna kabul edilen ilk Türkiye sahil oteli olma özelliğini taşıyor. Doğaya müdahale etmek yerine onu koruma anlayışıyla şekillenen proje, wellness ve sürdürülebilir yaşamı odağına alan yaklaşımıyla öne çıkıyor.
Misafirler üç gece boyunca Ahãma’nın 360 derecelik wellness programını deneyimleme fırsatı bulacak. Orman içinde gerçekleştirilen sound healing seansları, Sky Shala’daki breathwork çalışmaları ve doğayla bütünleşen aktiviteler, modern yaşamın temposundan uzaklaşarak bedensel ve zihinsel bir yenilenme sunmayı hedefliyor.
Ahãma aynı zamanda dört farklı gastronomi konseptiyle de dikkat çekiyor. Ege ve Akdeniz mutfağından ilham alan Ege, Japon mutfağını çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan Umi, modern bir ocakbaşı deneyimi sunan AY ve Meksika lezzetlerinden ilham alan Mezkla, resort’un gastronomi dünyasını şekillendiriyor
.
Scorpios Bodrum’da Ritüeller ve Topluluk Ruhu
Programın ikinci bölümünde misafirler, Bodrum Yarımadası’nda yer alan Scorpios Bodrum’a geçiş yapacak. Scorpios’un Mykonos’tan sonraki ikinci destinasyonu olarak 2024 yılında kapılarını açan proje, müzik, wellbeing ve topluluk kavramlarını aynı çatı altında buluşturan yaşam anlayışıyla öne çıkıyor.
Deneyimin merkezinde yer alan Ritual Space, 1.300 metrekarelik modern brutalist mimarisiyle dikkat çekiyor. Cold plunge havuzu, flotation room, sound healing dome, healing terrace, yoga terrace ve infinity pool gibi alanlarıyla tasarlanan bu bölüm, misafirlerine kapsamlı bir wellness deneyimi sunuyor. Herbal barda ise çay sommelier’leri tarafından hazırlanan özel bitkisel içecekler servis ediliyor.
Scorpios’un yaklaşımı yalnızca fiziksel iyilik haline değil; ritüeller, dönüşüm ve topluluk duygusuna da odaklanıyor. Sound healing, breathwork, somatic movement, contrast therapy ve günlük yoga seansları boyunca misafirlere dünyanın farklı noktalarından gelen uzman rehberler eşlik ediyor.
Günün ilerleyen saatlerinde ise Terrace alanı, Scorpios’un imza gün batımı ritüelleri ve elektronik müzik programlarıyla hareketleniyor. Uluslararası sanatçıların performansları, Ege’nin gün batımı manzarası eşliğinde deneyimin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Daha sakin bir atmosfer arayan misafirler için tasarlanan Beach House ise özel cabanalar, Doğu Akdeniz’in paylaşım kültüründen ilham alan gastronomi anlayışı ve gün boyu devam eden resident DJ performanslarıyla öne çıkıyor.
Türk Rivierası’nda Yeni Bir Yaşam Rotası
Scorpios Bodrum ve Ahãma iş birliği, Türkiye’nin yükselen wellness ve yaşam tarzı turizmine yeni bir bakış sunuyor. Doğanın sakinliği ile ritüellerin enerjisini aynı yolculukta buluşturan bu beş gecelik program, Türk Rivierası’nı yalnızca bir tatil destinasyonu değil; dönüşüm, keşif ve deneyim odaklı yeni nesil bir yaşam rotası olarak yeniden tanımlıyor.

